Ana Sayfa   Akupunktur   Mezoterapi   Nöral terapi   Fitoterapi   Sağlıklı Yaşam   İletişim   Linkler       English  
AĞRI
Baş ağrıları, migren, boyun, omuz , bel vb. eklem ve kas ağrıları

KİLO PROBLEMLERİ

ALIŞKANLIKLAR
Sigara, alkol, ilaç

SPORCU SAĞLIĞI

ALERJİ, ASTIM, SİNUZİT

UYKU PROBLEMLERİ
Stres, gece işemesi

DERİ HASTALIKLARI
Sedef, akne, zona

KADIN HASTALIKLARI
Ağrılı adet, polikistik over, menapozal şikayetler, infertilite

MİDE, BARSAK HASTALIKLARI
Kronik kabızlık, ishal, gastrit, ülser, hemoroid, spastik kolon

ROMATİZMAL HASTALIKLAR

 

     
 





:: BU HAFTANIN BİTKİSİ "ELMA"
 
 
Dünya Sağlık Örgütü (WHO) 1980 yılında Tıbbi Bitkileri " Bir veya birden fazla organıyla tedavi edici veya hastalıkları önleyici olabilen veya herhangi bir kimyasal-farmasötik sentezin öncüsü olabilen bitki çeşitleridir." şeklinde tanımlamıştır.

Bitkilerin şifa gücünden yararlanmanın insanlık kadar eski olduğu bilinmektedir. 18.yüzyıla kadar Batıda uygulanan yegane tedavi yöntemi buydu. Dünya Sağlık Örgütü'nce açıklanan verilere göre günümüzde bitkilerle tedavi ilaç tedavisinden 3-4 misli fazla kullanılmaktadır. Tıp doktorları da bitki-bazlı ilaçlara ağırlık vermekteler.

Ekolojik konular ve doğal tedavi yöntemlerine artan ilgi, tüm dünyada bitkisel tedavinin desteklenmesine de zemin oluşturmaktadır. Tıbbi bitkiler konusunda bilimsel araştırmalar arttıkça, bu çalışmalara verilen isim de yenilendi. Yunancadan alınan phyton (bitki) ve therapeuein (tedavi) kelimelerinden oluşan "fitoterapi" kelimesi kullanılmaya başlandı.

Ancak her derde deva olarak görülen bitkilerin bilinçli, yerinde ve doğru olarak kullanılması gerekmektedir.

Hekimin mutlaka bitkisel ilaçlar konusunda bilgili olması gerekir:

Hekimin bitkisel ilaçları; tanımaması, önemsememesi ve bilmemesi sakıncalıdır.

Hasta hekiminin bu konudaki olumsuz yaklaşımını hissederse, önerdiği tedavi yerine veya destek olarak bitkisel ilaç kullandığını söylemez , gizler,

Bazı hastalar “fitoterapötik/nutrasötikleri” ilaç olduğunu bilmediğinden hekime bildirmiyor

Hekim tedavisinin başarı veya başarısızlığının gerçek nedeni öğrenemez.

Bitkisel ilaçlar ile hastalık semptomları gizlenebilir,
hekim doğru teşhisi yapamaz.

Pre-operatif ve post-operatif sorunlar yaşanabilir.

Hekimin alternatif tedavi ve bitkisel ilaçları tamamen dışlaması yerine kendi kontrolünde uygun kombinasyon ile tedavisine destek sağlaması, hastanın
güvenini kazanması, kontrolü dışındaki tedavilere yönelmesinin önlemesi
bakımından önemlidir

 

 
  Bu bölümde bitkisel ilaçlar ve tedavi amaçlı kullanılan bitkiler hakkında bilgilerimizi sizlerle paylaşacağız. Her hafta bir bitkiyi ele alacağız.
Bu haftanın bitkisi ELMA

Meyve ve sebze yönünden zengin olan bir diyet kardiyovasküler hastalıklar, kanser gibi kronik hastalıklara yakalanma riskini azaltır. Meyve ve sebzelerin içerisinde bulunan fenoller, flavonoidler ve karetenoidler gibi fitokimyasallar kronik hastalıklara yakalanma riskinin azaltılmasında ana rolü oynarlar. Elma kullanımı oldukça yaygındır , elmalar fitokimyasallar yönünden oldukça zengin meyvalardır. Epidemiyolojik çalışmalarda elma kullanılmasının kardiyovasküler hastalıklar, kanser, astım ve diyabete yakalanma riskini azalttığı bulunmuştur. Laboratuvar çalışmalarında elmanın oldukça kuvvetli antioksidan etkiye sahip olduğu bulunmuştur. .Antioksidan etkiyle kanser hücrelerinin çoğalması durdurulabilmekte, lipitlerin oksitlenmeleri önlenebilmekte ve kolesterol seviyesi düşürülebilmektedir. Elmalarda quercetin, kateşin(catechin), floritzin(phloridzin), chlorogenic asit gibi çok kuvvetli anti oksidan özellikli fitokimyasallar bulunur. Elmaların içersinde bulunan fitokimyasallar elmaların cinslerine göre değişiklik gösterirler. Elmaların olgun olup olmayışlarına göre de az da olsa fitokimyasallarda değişiklikler bulunur. Depolanma sırasında yok denecek kadar az oranda değişiklikler oluşabilmektedir. Ancak elma fitokimyasalllarında esas değişiklikler işlenme esnasında olur.

Elmanın terkibi

•  Orta boy (138 g) bir elma 81 kilokalorilik enerjiye sahiptir
•  Bu elmanın içinde şunlar bulunur:
•  Su : % 84.1
•  Karbonhidrat : % 2.1
•  Lif : % 2.8
•  yağ : % 0.5
•  Protein : % 0.3
•  Potasyum : 159 mg
•  Sodyum : 2 mg
•  Vitamin C : 8 mg
•  Kalsiyum : 10 mg
•  Demir : 0.25 mg
•  Diğerleri : Vit A, E, B1, B2, B3, B6, B12, Folik asit, Bor, silikon

Elmanın tıbbi kullanımı
•  Tonik olarak,
•  Kabızlığı giderici,
•  İshali kesici,
•  Anti bakteriyal,
•  Kolesterol düşürücü
•  Öksürük kesici,
•  Antikanserojen,
•  TipII diyabetteKan şekerini stabilleştirici,
•  Kilo düşürücü
•  Antioksidan,
•  Antiastmatik,
•  Antihipertansif
Sağlığa diğer etkileri

Kronik hastalıkların dışında elma dünyada prevalent hastalıkların tedavisinde de kullanılabilir. Son zamanlarda olgunlaşmamış elmadan elde edilen crude ektraklarının doza bağımlı olarak kolera toksinin enzimatik etkisini inhibe ettiğini bildirmişlerdir.

Ek olarak doza bağlı bir şek,ilde kolera toksin'inin sebep olduğu sıvı birikimini azaltmaktadır. Elma ekxtraktları fraksıyonlanarak kolera toksinin üzerine hangi fraksiyonun etkin olduğu araştırılmış, yüksek derecede polimerize kateşin taşıyan kolera toksinini enzimatik etkisini ADP ribolizasyonunu katalize ederek% 95-98 oranında inhibisyondan sorumlu oldukları bulunmuştur.

Bütün hayvan çalışmalarında ve invivo çalışmalarda elmanın kronik hastalıkları önlemedeki etkinliği araştırılmış mekanizmalar belirlenmeye çalışılmıştır.Bu mekanizmalardan İlki elmanın kuvvetli antioksidan etkisiyle lipid ve DNA oksidasyonunu önlemesidir. Kanser hücre kültürleriyle elmanın in vitro hücre çoğalmasını inhibe ettiği gözlenmiştir. Bu elma yemeyle kanser riskinin azalacağını göstermektedir. Elma hem insanlarda hem de sıçanlarda lipid oksidasyonunu insanlarda ise kolesterolü düşürmektedir. Bu etkiler hem elma içindeki fenollere ve diyet liflerine bağlanabilir. Elma yeme ile kalp hastalıkları arsında ters bir ilişki varlığı böylece açıklanabilir.

 
 
     
 


e-mail: gurselkoc@gurselkoc.com   tel +90 252 4121929  gsm +90 533 3103356 çıldır mah. 153. sokak 8-11Marmaris-Muğla

tasarım YVZ VISUAL SERVICES